SİZ HALA SÜT İÇİYOR MUSUNUZ?

Maalesef özellikle sosyal medya platformlarındaki paylaşımları ve medyatik yüzleriyle ön plana çıkan bazı Sağlık Personeli’nin İnek Sütü ile ilgili talihsiz açıklamalarına istinaden gerçekten üzgün ve şaşkınım. Keşke belli ünvanlara sahip ve insanların onlara inandığı bu kişiler bilimsel gerçekleri ve verileri göz ardı etmeseler. İnek Sütünün bizler için uygun olmadığını ve Konvansiyonel Sütlerin zararlarına yönelik dair tartışılmayacak seviyedeki sadece 15 KAYNAĞI yorumlar kısmına koydum. Tartışmak isteyen olursa lütfen o kaynakların ilgili bölümünden örneklerle sözlerimi çürütsün. Şimdi ben susayım ve YALNIZCA BİLİM KONUŞSUN.

Doğadaki dişi memeliler yavrularını kendi sütleriyle besledikten nispeten kısa bir dönem sonra emzirmeyi bırakırlar. Bu andan sonra genç memeliler ne sütle ilgilenirler ne de süte erişim imkânı bulabilirler. Yeni bilimsel keşiflere göre tahminen 300 bin yıldan fazla geçmişi olduğu düşünülen biz ilk insanların (Homo Sapiens) şu anki zaman itibarıyla Süt ile tanışmasının ise 10 bin yıl önce olduğu tahmin edilmektedir. İnsan, ergenlik dönemlerine girerken ve erişkinken bile süt içmeye devam eden tek memelidir.

Halihazırda kullanılan modern süt üretme yöntemleri oldukça endişe vericidir. Normal bir inek, doğumdan sonra yaklaşık 300 gün daha süt üretir. Ancak süt endüstrisi, bu 300 gün zarfında günlük süt üretimini arttırmak amacıyla genetik olarak tasarlanmış ve son derece tartışmalı bir Suni Büyüme Hormonu olan “Recombinant Bovine Growth Hormone” (rBST) adında bir hormonu inekler üzerinde yaygın olarak kullanmaya başlamıştır.

rBST ineğe enjekte edildiğinde, inek vücudunda, IGF-1 adı verilen bir diğer hormonun seviyeleri de yükselir. Süt üretimini en üst düzeye çıkarmak için, çiftliklerdeki inekler hayatlarının çoğunda suni yollarla hamile olarak tutulmaktadır. Gebelik esnasında bu ineklerin Östrojen ve Progesteron gibi hormanları tavan yapmakta ve bu hormonlar verdikleri sütte de bulunmaktadır. Sütteki bu yüksek hormon içeriği, kadınlar arasında görülen meme kanseri vakalarıyla yüksek oranlarda bağlantılıdır.

Yaygın inanışın aksine süt, kalsiyum alımını hızlandırarak Osteoporozu veya Kemik Kırılmasını önlemez. Yapılan çok sayıdaki bilimsel çalışma neticesinde Osteoporoz ve Kırıkların oluşma sıklığının sütün en çok tüketildiği ülkeler olan ABD, İsveç ve Hollanda’da en yüksek oranda, aksine sütün en az tüketildiği ülkeler olan Japonya ve Güney Afrika’da ise en düşük oranda olduğu görülmüştür. Günümüze dek birçok çalışmada, süt tüketimi ile daha az kemik kırığı ve daha iyi kemik sağlığını destekleyen sonuçlar elde edilememiştir.

Yapılan araştırmalarda LAKTOZ INTOLERANSI ve ALERJİSİ OLMAYAN insanlara, ki Dünya nüfusunun yaklaşık %70'inin inek sütü yüzünden alerji, akne ve egzama sorunu yaşadığı tahmin edilmektedir, inek sütü yerine keçi sütü önerilmektedir.  İnsanoğlu zaman içinde daha büyüme hormonları, GDO'lu yemler ve antibiyotikler yok iken inek ırklarını birbirleriyle çiftleştirerek en verimli, en çok sütü verecek ineği oluşturmuş. Oluşturmuş ama bu yeni inek ırkının sütünde bizim bünyemizde son derece fazla iltihaba yani inflamasyona neden olan A1 Kazeininin varlılığının farkında olamamış. İyi haber şu ki keçi sütünde sindirimi kolay ve inflamasyona neden olmayan sadece A2 Kazeini var. Bu arada inek ya da keçi farketmeksizin sütünü kullanacağımız canlı; ahırda hapis hayatı yaşamayan, serbest gezerek suni yem yerine çayırda taze otla beslenen ve büyüme hormonu enjekte edilmeyip antibiyotik verilmeyen olmalı. Bu sütlerle de evde fermentasyon işleminden geçirerek elde edeceğiniz yoğurt, kefir ve peyniri belli porsiyonlarda yiyebilirsiniz ancak fabrikasyon ürünleri son seçeneğe düşürerek. Eğer bu özellikte süt bulamıyorsanız uygun bir fermentasyon süreciyle sütteki zararlı hormon ve ilaç kalıntılarını parçalamış olacak, sütü en güvenli ancak bu şekilde tüketebilmiş olacaksınız.. 

Ayrica, bilimsel olarak defalarca gösterilen LAKTOZ ve KAZEİN denilen süt proteinlerinin, dünya üzerinde yaşayan insanların % 70'i tarafından gerektiği kadar sindirelemediği ve bununla iliskili olarak mide-bağırsak hastalıklarının çok sık görüldüğü bilinmektedir. Kazein denilen maddenin; vücutta inflamasyona ve inflamasyon ile iliskili olan EGZAMA , KULAK ENFEKSİYONLARI, AKNE ve SİNÜS PROBLEMLERİNE neden olduğunu da bilmekteyiz..

Sağlıklı kemikler Kalsiyum, Magnezyum, Fosfor, Bor, Bakır, Manganez, Çinko ve birçok vitamine ihtiyaç duyar. Bu gibi vitaminler ve mineraller olmaksızın alınacak fazla Kalsiyum aslında kırık olasılığını arttırmaktadır. Peki süt içmezseniz Kalsiyumu nereden alacaksınız? Şöyle; Lahana grubu ve Deniz Börülcesi gibi sebzeler yüksek Kalsiyum yanında bol miktarda magnezyum ve diğer mineralleri içerir. Ayrıca bol miktarda yeşil yapraklı sebze yiyenler süt ürünlerinin olumsuz yan etkilerine maruz kalmaksızın insan vucudu için gerekli olan tüm temel Kalsiyumu sağlayabilir.

Mümkün ise serbest gezen, otlayan keçi ve koyun süt ve ürünlerine yönelmek şu aşamada en güvenlisi gözükmektedir. Bu sütlerin yukarıda bahsedilen zararlıları içerme olasılıkları daha az gibi gözükmektedir. Amaç günlük kalsiyum ihtiyacını karşılamak ise; koyu yeşil yapraklı sebzeler, susam, deniz bitkileri ve sardalya-hamsi gibi gıdalara yönelmek yine iyi bir alternatiftir. Ancak unutmayın, vücudunuzda yeterli D VİTAMİNİ yok ise aldığınız Kalsiyumun hiçbir anlamı yoktur..

Fermente(mayalanma) edilen süt ürünleri ise; eğer herhangi bir şikayete neden olmuyorsa tüketilebilir. Mayalanma sırasında bakteriler bizler için hazım kolaylığını sağlayan biyokimyasal reaksiyonlarla içeriği değiştirirler. Eğer tükettikten sonra gaz, karin ağrısı, ishal veya kabızlık gibi şikayetler oluyorsa bu ürünlerin de minimum 4-6 hafta kesilmesi gereklidir. Sonrasında tekrar tüketmeye başlanabilir fakat yine belirtiler ortaya çıkıyor ise çok uzun bir zaman tüketmemek en uygunudur...

 

KAYNAKLAR:

1.Institute For Functional Medicine: Textbook of Functional Medicine

2.Integrative Nutrition 2018: A Whole Life Happiness

3.Bischoff-Ferrari HA, Dawson-Hughes B, Baron JA, et al. Milk intake and risk of hip fracture in men and women: a meta-analysis of prospective cohort studies. J Bone Miner Res. 2011 Apr;26(4):833–39.

4.Danby FW. Acne, dairy and cancer: the 5alpha-P link. Dermatoendocrinol. 2009

5. Heyman MB. Lactose intolerance in infants, children and adolescents. Pediatrics. 2006 Sep;118(3):1279–86.

6. Aune D, Navarro Rosenblatt DA, Chan DS, et al. Dairy products, calcium, and prostate cancer risk: a systematic review and meta-analysis of cohort studies. Am J Clin Nutr. 2015 Jan;101(1):87–117.

7. Carroccio A, Brusca I, Mansueto P, et al. Fecal assays detect hypersensitivity to cow’s milk protein and gluten in adults with irritable bowel syndrome. Clin Gastroenterol Hepatol. 2011 Nov;9(11):965–

8. Gerbault P, Liebert A, Itan Y, et al. Evolution of lactase persistence: an example of human niche construction. Philos Trans R Soc London B Biol Sci. 2011 Mar 27;366(1566):863–77.

9. Howchwallner H, Schulmeister U, Swoboda I, et al. Cow’s milk allergy: from allergens to new forms of diagnosis, therapy and prevention. Methods. 2014 Mar;66(1):22–33.

10.Juntti H, Tikkanen S, Kokkonen J, et al. Cow’s milk allergy is associated with recurrent otitis media during childhood. Acta Otolaryngol. 1999;119(8):867–73.

11. Lill C, Loader B, Seemann R, et al. Milk allergy is frequent in patients with chronic sinusitis and nasal polyposis. Am J Rhinol Allergy. 2011 Nov–Dec;25(6):e221–e224

12.Lanou AJ. Should dairy be recommended as part of a healthy vegetarian diet? Counterpoint. Am J Clin Nutr. 2009 May;89(5):1638S–1642S.

13.Bischoff-Ferrari HA, Dawson-Hughes B, Baron JA, et al. Calcium intake and hip fracture risk in men and women: a meta-analysis of prospective cohort studies and randomized controlled trials. Am J Clin Nutr. 2007 Dec;86(6):1780–90.

14. Feskanich D, Willett WC, Stampfer MJ, et al. Milk, dietary calcium, and bone fractures in women: a 12-year prospective study. Am J Public Health. 1997;87:992–97.

15.“Michaelsson K, Melhus H, Bellocco R, et al. Dietary calcium and vitamin D in relation to “osteoporotic fracture risk. Bone

 

 

 


Çocuğunuzun
Şikayeti mi var?



Miniklerimizden

Copyright © 2017