Picky Eaters (Seçici-Mızmız Yemek Yiyen Çocuklar)

Picky Eaters; seçici veya titiz yeme bozukluğu olan çocuklardaki sorun, çocuğun günlük rutinlerine veya anne-baba ile ilişkisine müdahale edecek kadar ciddi olan, birbirine benzeyen veya yeni gıdaları denemedeki isteksizliktir.

Okul öncesi yaş grubunda seçici yeme bozukluğu oldukça yüksektir; ebeveynlerin % 14-50'si okul öncesi yaştaki çocuklarını seçici yiyiciler olarak tanımlamaktadır.

İlk yıllar, hızlı büyüme ve gelişmenin en yoğun olduğu dönemlerdir. Kilo alım hızı 2 yaşta en üst noktaya ulaşırken 2 yaştan sonra 5 yaşa kadar olan dönemde bu hız giderek azalır. Bu düşük büyüme hızıyla aynı zamana denk gelecek şekilde, çoğu okul öncesi çocuğun iştahında bir düşüş olur.

Bu Gruptaki Çocukların Ortak Özellikleri Nelerdir?

1)      Sınırlı miktarda yemek yerler.

2)      Yiyecekleri (özellikle meyveleri ve sebzeleri) reddederler.

3)      Yeni yiyecekleri denemek istemezler.

4)      Yalnızca birkaç yiyecek çeşidi olduğunu kabul ederler.

5)      Yiyeceklerin üstüne mutlaka içecek tercih ederler.

6)      Güçlü yiyecek tercihleri vardır ve kolay kolay vazgeçmezler.

 

Seçici yiyen bir çocuğunuz varsa kafanıza takılacak en büyük konu; bu şekilde besleniyor olmanın çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel gelişimine olan etkisidir.

Yaşamın ilk yılı boyunca bir bebek doğum ağırlığını üç katına çıkarır ve doğum boyunu % 50 arttırır.

Yaşamın ikinci yılında beklenen büyüme, boy uzamasının ortalama 12 cm ve ortalama kilo alımının ise 2-3 kg arasında olmasıdır.

İki yaşından ergenlik dönemine kadar olan büyüme döneminde ise bir çocuğun ortalama boy uzaması yılda yaklaşık 6-8 cm ve kilo alım hızı ise yılda 2 kg dır.

Çocuğun belli aralıklarla çocuk doktoru tarafından değerlendirilmesi, büyüme hızının olması gereken hızda gidip gitmediği kontrol edilmelidir.

 

Bu Yeme Sorunu Nereden Kaynaklanır?

Yiyeceklerin tadına maruz kalma, gebelik döneminde başlar ve bebeğin beslenme deneyimleriyle devam eder. Anne sütü alan bebeklerin, formül sütlerle beslenen bebeklere göre çok daha çeşitli tatlarla tanıştığı bilinmektedir. Anne sütü ile tanışılan bu farklı tatlar, bebeklerin sonradan yeni gıdaları daha erken kabul etmelerine yardımcı olmaktadır. Bununla birlikte, gebelik ve emzirme döneminde iyi beslenmeye rağmen, bir çocuğun yeni bir gıdayı kabul etmesi, tekrar tekrar 10 kez denemeyle gerçekleşebilir. Yeni gıdaların ebeveyn tarafından kabulü, özellikle anne tarafından kabulü, bir çocuğu bir gıdayı kabul veya reddetmek için eğitir.

Bazı çocuklar kendi tat tercihleri nedeniyle meyve ve sebzeleri daha çok tercih eder. Özellikle acı tat hassasiyeti için genetik bir yatkınlık vardır. Tat duyarlılığı düşük olan çocuklar tat duyarlılığı daha yüksek olan çocuklardan daha fazla sebze yemektedir.

Tuzlu ve tatlı gıda tercihi ise daha çok tekrar tekrar bu gıdalara maruz kalmadan etkilenir.

Bahsettiğim bu faktörlerin yanı sıra, ebeveyn-çocuk ilişkisi, aile dinamikleri ve çocuğun mizacı, bir çocuğun yeme davranışını etkilemekte önemli bir rol oynamaktadır. Çocuğun daha fazla yedirilmesi için baskı yapmak ya da onu cazip hale getirmek her zaman istenilen etkiye sahip olmayabilir.

Bazen, çocuğun bakımından sorumlu olan tüm kişiler gerçekçi olmayan büyüme beklentilerine sahip olabilirler, çünkü bir ve beş yaş arasında ortaya çıkan iştahtaki fizyolojik azalmayı normal olarak kabul etmezler.

Çocuklar her yemek saatinde farklı miktarda gıda tüketir, iştahları değişkendir. Ancak toplam günlük enerji alımı genellikle sabit kalır.

Çocuklar özerklik duygusunu geliştirdikçe, kendilerini beslemeyi ve yiyecek seçmeyi tercih ederler.

Küçük çocuklar yeni yiyeceklerle ilgili olarak endişeli olabilir. Çoğu ebeveyn bu çocukları seçici olarak algılar.

Yiyecek reddi bazen yetişkinlerin dikkatlerini çekmek için bir yol olabilir. Bu davranış, ebeveyn-çocuk ilişkisindeki mevcut sıkıntılardan kaynaklanabilir.

 

Yemek Seçen Bir Çocukta Hangi Durumlar Bir Sorunun Olduğunu Gösterir?

1)      Lokmaları yutamama, boğaza takılma

2)      Öksürük, boğulma veya tekrarlayan akciğer enfeksiyonu ile giden yutkunma sorunları  

3)      Yemeye başladıktan sonra ağlama ve yemeyi bırakma(ağrı olduğunu gösteren bir belirtidir)

4)      Kusma ve/veya ishal

5)      Allerjik şikayetlerin olması

6)      Büyüme geriliği

7)      Prematür doğmak, konjenital anormallikler ve otizm gibi gelişimsel anomaliler..

 

Kişisel beklentilerden ötürü, az yiyen ve tabağını bitirmeyen çocuk genellikle çocuğun bakımı ile ilgilenen kişiler için bir sorundur, endişe vericidir.

 

YEME SORUNU OLAN BİR ÇOCUĞA NASIL YAKLAŞMAK GEREKİR?

1. İştahı Destekleyecek Şekilde Beslenme Programı Oluşturun

 (a) Günün belirli saatlerinde, 2-3 saat ara ile küçük aperatifler servis ederek çocuğun bir sonraki yemekten önce aç olmasını sağlayın. Çocuklar zamanlanmış yemek saatleri ile kendilerini iyi hissederler;

(b) Süt veya beslenme içecekleri, meyve suları, çorba veya su gibi sıvılar yemeğin sonuna doğru verilmelidir. Bu şekilde midenin sıvılar ile şişerek doygunluk sağlamasını önlemiş olursunuz.

2. Dikkat Dağıtmaktan Kaçının

(a) Çocukları yemek ve atıştırmalıklar için masaya oturtun. Yemek için en rahat yer, masanın çocuğun mide seviyesinde bulunduğu durumdur. Bu nedenle, gerekirse bir mama sandalyesi veya yükseltici kullanın;

(b) Yemek yeme deneyimini ortadan kaldırdığı için, televizyon, tablet, oyuncak veya kitapların yemek yeme zamanında kullanılmamasını sağlayın.  Bunun yerine, çocukları yiyecekleri kullanarak veya çocukların kendilerini beslemelerine izin vererek cesaretlendirin.

3. Aile İle Birlikte Sofraya Oturun

(a) Etkileşim ve bağlanmaya izin vermek için birlikte aile yemekleri düzenleyin

(b) Aile yemeklerini, çocuklara sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve iyi masa davranışı öğretmek için bir fırsat olarak kullanın.

4. Bağımsız Beslenmeyi Teşvik Edin

Yemek sırasında yiyecek dökülmesine ve yaşa uygun dağılmasına izin verin.

5. Sistematik Olarak Yeni Yiyecekler Sunun

(a) Çocuğun en sevdiği yiyeceklerin bir kısmını az miktarda yeni yiyecekle birlikte verin

(b) Çocuğunuz yeni denediğiniz yemeği yemezse, kandırmadan, saklamadan, rüşvet vermeden ya da zorlamaktan kaçınarak yeni yiyeceklerden sadece bir parça ısırık teklif edin. Eğer üç denemeden sonra reddetmeye devam ediyorsa, zorlamayın. Yeni yiyecekleri birkaç gün veya hafta sonra yeniden deneyin. Bir çocuğun tercihi genellikle değişir, ancak çocuğun yiyecekleri kabul etmeden önce on kez denemek gerekir.

6. Süreyi Kısıtlayın

(a) Yemek masaya oturduktan itibaren 15 dakika sonra başlanmalıdır

(b) Yemekler en fazla 20-30 dakika sürmelidir;

(c) Yemek bittiğinde, tüm yiyecekler kaldırılmalı ve sadece bir sonraki planlanan yemekte tekrar sunulmalıdır.

7. Yaşa Uygun Yiyecekler Hazırlayın

(a) Çocuğun oral motor gelişimine uygun gıdaları hazırlayın

(b) Oldukça küçük porsiyonlarla başlayın (çocuğun yumruğunun büyüklüğü kadar). Genel bir kural, çocuğun yaşına göre her gıdadan bir çorba kaşığı sunmaktır(1 yaşta 1 çorba kaşığı, 2 yaşta 2 çorba kaşığı gibi). Çocuğun iştahına göre daha büyük porsiyonlara geçilebilir.

8. Beslenme Süresince Nötr Bir Tutum Sergileyin

(a) Çocuğunuzun ağzına 'uçak geliyor' gibi heyecanlı veya hareketli davranmayın

(b) Asla kızgın görünmeyin veya kızmayın

(c) Rüşvet, tehdit veya cezanın sağlıklı yeme konusunda hiçbir rolü yoktur.


BU YAZI, TAMAMEN BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. KESİN TANI VE TEDAVİ İÇİN MUTLAKA DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.


https://www.aap.org/en-us/about-the-aap/aap-press-room/Pages/American-Academy-of-Pediatrics-Offers-Sound-Advice-on-Healthy-Living.aspx

Çocuğunuzun
Şikayeti mi var?



Miniklerimizden

Copyright © 2017