ÇOCUKLARIMIZI BEKLEYEN TEHLİKE:ŞEKER!

ÇOCUKLARIMIZI BEKLEYEN TEHLİKE: ŞEKER!


Şeker ve şekerli gıdalar, birçok çocuğu ve erişkini kendine çeken gıdalar. Yediğinizde verdikleri keyif ve kısa süreli kendini iyi hissetme hali nedeniyle çok tercih edilmektedirler. Özellikle gıda sanayisinde sıkça kullanılmaları ve kolay ulaşılabilir olmalarından dolayı, başta obezite olmak üzere kalp-damar hastalıkları gibi pek çok önemli, ileriye dönük sorunlara neden olmaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalar bu konu üzerinde yoğunlaşmaktadır.

 

Bulaşıcı olmayan hastalıklara bağlı ölüm, ölümün önde gelen nedenleridir. Zayıf beslenme ve hareketsizlik gibi faktörler bulaşıcı olmayan hastalıkların ana nedenleridir. Bu faktörler ayrıca obezite için de risk faktörleridir.

 

Serbest şeker alımının yüksek düzeyde olması ve bu şekerlerin zayıf besin kalitesi, obezite ve bulaşıcı olmayan hastalık riski ile ilişkili olması nedeniyle endişe vericidir. Yani; serbest şekerleri fazla tüketirsek, hareketsiz olursak hem obezite hem de pek çok hastalık için riskli gruptayız demektir. Gelişecek diş çürükleri de cabası...

 

Eskiler ne der bilirsiniz; nasıl başlarsan öyle gider... Bu yüzden her şeye karşı savunmasız olan çocuklarımızı, risklerden korumak için beslenme alışkanlıklarının iyi temellerle kazanılmasına dikkat etmeliyiz. O yüzden korkulu rüyamız "şeker" konusunu gözden geçirelim..

 


NEDİR BU ŞEKER? BESLENMEMİZDE BİR ÖNEMİ VAR MI?

 

 

Serbest şekerler diyetlerin genel enerji yoğunluğuna katkıda bulunur ve pozitif bir enerji dengesini teşvik eder. Enerji dengesini koruyabilmek, hem sağlıklı vücut ağırlığını korumak hem de en uygun ve yeterli besin alımını sağlamak için kritik önem taşır. Günlük enerji ihtiyacı için, beslenmemizde doğal olan şeker içeriklerini tüketmek gerekir. Esas olan; gıdalara ekstra eklenen, günlük miktardan fazla olan, işlenmiş şekerlerden uzak durmaktır.  


Tatlıya dayanamıyor musunuz??

 

Son yıllarda, önemli bilimsel gelişmeler, şekerli tatların tanınması için gerekli olan hücrelerimizin içinde, gerçekleşen olayları ve şeker tadına karşı güçlü bir haz alma cevabının altında yatan beyin mekanizmalarını belirlememize yardımcı olmuştur. Şeker tadını algılayan almaçlarımızın/reseptörlerimizin(hücrelerde yer alan, algılamaya yarayan özel birimler) ağız dışında, barsaklarda ve pankreasta da yerleşik olduğunu bilmekteyiz.

 

Şeker reseptörlerimiz, şeker ile karşılaştıklarında, çevre  hücrelerde ve beyinde bir dizi reaksiyonlar başlar. Ayrıca; tatlı bir şeyin tadına bakmak, haz duygusunu tetikleyen beyin devresinin aktive olmasına da yol açar. Klinik araştırmalara göre tetiklenen bu döngü, alkol ve uyuşturucu ilaç gibi bağımlılık yapan maddelerin beyinde oluşturduğu döngü ile hemen hemen aynıdır. Yani aslında, şekerli gıdalar tam anlamıyla bağımlılık yapabilmekte...

 

Şekerli tatları sevmemizin ve tercih etmemizin altında; doğuştan  gelen genetik özelliklerin ve  hamilelik döneminden itibaren annenin beslenme şeklinin bile etki ettiğini bilmekteyiz.

 

 ŞEKER TİPLERİ

 

 Şekerler en küçük ve en basit karbonhidrat türüdür. Bunlar vücutta kolaylıkla sindirilir ve emilir. İki şeker türü vardır ve çoğu gıda her çeşit şeker içerir.

 Tek şekerler (monosakkaritler), doğrudan kan dolaşımına emilecek kadar küçüktür.

 Fructose, Galactose, Glucose

 Birlikte bağlanmış iki şeker molekülü içeren şekerler (disakkaritler) bu tip şekerler,vücudumuzda tek şekerlere parçalanır.


        Sucrose (sofra şekeri) = glucose + fructose

        Lactose (süt şekeri) = glucose + galactose

      Maltose (malt şekeri) = glucose + glucose


Şekerler pek çok besleyici gıdada ve içecekte doğal olarak bulunur ve aynı zamanda yiyecek, içeceklerin tat ve dokularının korunması için eklenirler.

 

 

DOĞAL ŞEKERLER HANGİ YİYECEKLERDE BULUNUR?

       Süt ürünleri

 

Meyve (% 100 taze meyve suyunda, dondurulmuş, kurutulmuş ve konserve edilmiş)

 

% 100 meyve ve sebze suyu

 

Sebzeler

 

 

 

 EKLENMİŞ ŞEKERLER HANGİ YİYECEKLERDE BULUNUR?

Eklenmiş şekerler genellikle diğer besin maddelerinin az olduğu gıdalarda bulunur(yani besleyicilik özelliği az olan gıdalarda..)

 

  Süt tatlıları (dondurma, diğer dondurulmuş tatlılar ve pudingler gibi)

 Tahıl esaslı tatlılar (kek, kurabiye, bisküvi, hamburger ve tatlı rulolar)

 Şekerle tatlandırılmış içecekler (enerji içecekleri , Aromalı sular, meyve içecekleri, alkolsüz içecekler, spor içecekleri ve şekerlendirilmiş kahve ve çay)

 Tatlılar (şeker, reçel, tatlı soslar ve şuruplar)

 

Gıdaların içinde aldığımız şekerler, glikoza indirgenerek kullanılır. Kandaki glikoz (çoğunlukla "kan şekeri" olarak anılır) vücudun birincil enerji kaynağıdır. Glikoz derhal kullanılabilir veya daha sonra kullanılmak üzere karaciğer ve kaslarda depolanabilir.

 


Dünya Sağlık Örgütü(DSÖ), hem yetişkinlerde hem de çocuklarda, serbest şeker alımını toplam enerji alımının % 10'undan daha azına çekilmesini önermektedir.

 

Amerikan Kalp Derneği'nin(AHA) son bildirilerine göre, günlük olarak vücut için yeterli olan şeker alımı aşağıda belirtilmiştir;

 

                 2 yaş --- Günde 13 gramdan az (günlük 1-3 çay kaşığı)

 

                3 yaş --- Günde 15 gramdan az (günlük2-4 çay kaşığı)

 

               4-6 yaş arası --- Günde 19 gramdan az (günlük 3-5 çay kaşığı)

 

               7-10 yaş arası ---Günde 24 gramdan az (4-6 çay kaşığı)

 

              11 yaş ve üzeri --- Günde 30 gramdan az (5-7 çay kaşığı) 

   


   BİR ŞEY DİKKATİNİZİ ÇEKTİ Mİ? 2 YAŞ ALTINDAKİ ÇOCUKLAR LİSTE DIŞI.. YANİ 24. AYA KADAR ŞEKERDEN TAMAMEN UZAK KALMALIYIZ. EKSTRA ŞEKER VERMEMELİYİZ ÇOCUKLARIMIZA..

  

  Sağlıklı nesiller için sağlıklı beslenme her zaman birinci görevimizdir. Elimizden geldiğince bunu başaralım! Detaylı bilgi için;

          

         http://www.aappublications.org/news/2016/08/23/Sugar082316

         https://www.cdc.gov/nutrition/data-statistics/know-your-limit-for-added-sugars.html



Çocuğunuzun
Şikayeti mi var?



Miniklerimizden

Copyright © 2017