Hizmetler

Merhaba!

 

Ben Dr. Filiz Gökaslan.

 

Beni muhtemelen @izmircocukdoktoru olarak biliyorsunuz, çünkü evet ülkemizdeki uzmanlık branşım Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları.

 

2018 yılından beri Amerika'daki IFM yani Institute For Functional Medicine’den, bu alanda tartışmasız dünyanın en önde gelen lider kurumundan fonksiyonel tıp eğitimi alıyorum. Bunun için gerek yurtdışına giderek gerek de eğitimimi tıbbi olarak bu konudaki tecrübesi 30 yıldan fazla olan eğitmen ve uzmanlara bizzat erişim sağlayarak, onlarla kişisel bağlantılar kurarak devam ettiriyorum.

 

Yani sadece online pdf dosya eğitimleriyle ya da bu dosyaların dilimize çevrilmiş halleriyle ilerlemiyorum. Ben zahmetli ve bir hayli külfetli olan yolu seçtim.

 

Fonksiyonel tıp denince artık aklınıza hemen “gluteni, şekeri, süt ürünlerini kes, işte buyur bir avuç da takviye kullan, damar içinden glutatyon ve ozon terapi yaptırarak iyileş” geldiğini duyar gibiyim.. Haklısınız bunları artık pek çok kesimden “klişe” bir şekilde duyuyorsunuz. Lakin işte öyle değil.

 

Fonksiyonel tıp, biz hekimlerin tıp fakültesi eğitimimizin ilk 3 yılında, yoğun bir şekilde derslerini aldığımız ve sınavlarını verdiğimiz Fizyoloji, Biyokimya, Mikrobiyoloji, İmmünoloji derslerinin bir bütünü aslında.

 

Fonksiyonel tıp eğitimimi neden jet hızıyla 6-12 ay gibi kısa bir sürede tamamlamadığımı sanırım şimdi daha iyi anlamışsınızdır.

 

Fizyoloji, Biyokimya, Mikrobiyoloji, İmmünoloji derslerinin bütünlüğünde besinlerin, gıdaların vücut sistemlerimizi nasıl çalıştırdığı veya etkilediğine odaklanılır. Yani aslında bu kavramı hala reddedenleri veya aykırı ve tıp dışı bir kavram olarak tanımlayanları duyuyorsanız da emin olun bu temel tıp eğitimini reddetmek demektir.

 

Maalesef bizler klasik eğitimimizde hastalığın tanısını koyup ilacını yazmak gibi standart bir uygulama mantığına alıştığımız için bu konular bizlere yabancı gelebiliyor.

 

Branşımın ise şöyle bir avantajı var. Bir bireyin doğumdan önceki süreçleri, doğumu ve sonraki yıllarında başından neler geçtiğini görebiliyorum. Anne ve baba sağlığının, çocukluk çağı travmalarının, çocuğun gelişimi ve büyümesinde ve sağlık kalitesini nasıl etkilediğini izleyebiliyorum. Lütfen unutmayın, biz erişkinler de bir zamanlar çocuktuk.

 

Yıllar içinde, çocukluk döneminde görmeye başladığımız kronik hastalıklardan dolayı tüm dikkatim ve ilgim tamamen bu hastalıkların artış nedenlerine, altta yatan problemlere ve bir çocuk hekimi olarak neler yapabileceğime odaklandım.

 

Ancak şunu fark ettim ki, iş maalesef sadece çocuğun değerlendirilmesi ile bitmiyordu. Bir zamanlar çocuk olan anne ve babaların da sağlık özgeçmişleri çocuğun sonraki yılları için önemli işaretler taşıyordu. Anne-babaların kendi anne ve babalarının da.. Ayrıca toplum sağlığının en temel noktası olan çocuk sağlığının korunmasının uzun vadede hem ailelere hem de devletimize getirdiği yükün de farkındayım.

 

Yaşlanan dünyamız, artan nüfus ve buna bağlı endüstrileşme gibi nedenlerden dolayı jenerasyonların yaşadığı ortamlar değişmeye başladı. Geçirdikleri enfeksiyon tipleri, tükettikleri gıdaların içerikleri ve kullanılan kişisel bakım ürünleri gibi değişen faktörleri göz ardı edemeyiz.

 

Dolayısıyla, çocuklarda görülen ve iyileşmeyen hastalıkları sadece gen aktarımı ile açıklamak akılcı olmayacaktır. Hepimiz, üst nesillerden gelen aynı genleri taşıyoruz ancak bu nesillerin tüketebildiği sağlıklı gıdaları tam olarak bulamıyoruz. Onların yaşadığı daha doğal sayılabilecek ortamlara çoğumuz maalesef uzak kalmaktayız.

 

Ülkemizdeki aile yapısına bakıldığında; klasik sofra kültürümüzdeki gıdaların bazılarının içerik olarak zararlı olabileceği veya bazı kişilere zarar verebileceği fikri, aile büyükleriyle çocuğun anne-babası arasında çatışmaya neden oluyor.

 

Bu nedenle görüşmelerin çok geniş kapsamlı olması gerektiğini ve çocuğun bakımını üslenen herkese bu anlamda görev verilebilmesi gerektiğini görüyorum.

 

Her ne kadar bizlere hem tıp fakültesi eğitiminde hem de uzmanlık eğitimlerimizde anlatılmamış olsa da, odak noktam haline gelen bu rahatsızlıkların, uluslararası bilimsel yayınlarda bağırsak florası ve beslenme tarzıyla direkt olarak bağlantılı olduğunu gördüm. Bu aşama beni klasik tıp uygulamalarından giderek uzaklaştırdı.

 

Okuduklarım beni, kendi yaşadığım sağlık problemlerim üzerinde bunları deneyimlemeye yöneltti. Evet ben bu işin eğitimini alan bir doktordum ancak bana öğretilenler bendeki kronikleşen durumları açıklamıyordu. Aslında kendim için çok trajik bir durum baktığınızda. Yapmaya çalıştığım değişim hiçbir klasik eğitimde görülmemiş şeylerdi.

 

Verdiğim savaşta her zaman tek başımaydım.

 

Kronik eklem ağrılarım, baş ağrılarım, alerjilerim, geçmeyen ve geceleri sırtıma vuran mide ağrılarım, bağırsak sorunlarım ve sık sık yaşadığım bademcik enfeksiyonlarımın, hayatımı ve beslenme şeklimi değiştirmemle tamamen geçmesi bu konulara olan inancımı kesinleştirdi.

 

Ve sonunda bir şekilde okuyarak Fonksiyonel Tıp kavramı ile karşılaştım. Son dönemde oldukça popüler olan bu kavram, ne kadar acıdır ki, hekimler arasında zıtlaşmalara hatta birbirlerini ötekileştirmeye neden oldu.

 

Temel sorunu anlattığımda ona tam olarak odaklanan, sağlıklı beslenme rutinini hayatına oturtup gıda veya hava yolu alerjileri, tiroit bezi problemleri, kronik mide-bağırsak hastalıkları, dikkat eksikliği, otizm gibi birçok durumdan kurtulan ancak yine de tedbiri elden bırakmadan kontrollü bir şekilde hayatlarına devam eden kişilerin söylediği ortak tek cümle:

 

BESLENMENİN VE GIDALARIN BU KADAR ETKİLİ OLDUĞUNU BİLMİYORDUK! olmaktadır.

 

Evet ben de bu bilgiyi, bu işin okullarında okumama rağmen bilmiyordum. Acı çekerek bu noktaya geldim. Ancak bu aşamadan sonra hiçbir firmanın, çalışmanın veya uzmanın söyleyeceği şeyler beni ikna edemeyecektir.

 

Bırakın yiyecekler ilacınız olsun! (Hipokrat)

 

 

FONKSİYONEL TIP GÖRÜŞMELERİNİ NASIL YAPIYORUM?

 

1.      Öncelikle şunu bilmelisiniz, her ne kadar bazı insanlara, yaptığım iş çok basit gelse de, görüşme öncesi hazırlık süreci, danışan ile görüşme süreci ve sonrasında sonuçların değerlendirilip beslenme planı ve gıda takviyelerinin hazırlanması süreçleriyle beraber aslında 1 hastama toplamda 4-5 saat zaman ayırmam gerekiyor. Bütün noktaların benim tarafımdan kontrol edilmesi gerekiyor.

 

2.      Online ve yüz yüze görüşmelerim ortalama 60 ila 90 dakika sürüyor. Zaten ön hazırlık yaptığımız için danışan kişiye/anne-babasına bütün bu şikayetlerin nelerden kaynaklandığı yani esasında altta yatan nedenleri açıklıyorum. Bütün çözümlemeler de bunun üzerinden planlanır.

 

3.      Her öykü, her kişi, her beden ve hikayeler farklıdır. Altta yatan nedenler farklıdır. Yapılması gereken testler de farklı olacaktır. Bu nedenle görüşmeleri yapmadan herhangi bir test istemiyorum.

 

4.      Kişilerin iyileşme süreçleri, iyileşme hızları da farklıdır. Bu konuda, standart bir sürede iyileşme beklentisi içinde olunmamalıdır.

 

5.      Fonksiyonel tıp, acil tedavileri kapsamaz. Akut ateşlenmeler, akut enfeksiyonlar, acil tedaviler ve bunların süreçleri ile ilgili müdahalede bulunmaz. Dolayısıyla ben de sadece kronikleşen hastalıkların iyileşme süreçleri için danışmanlık hizmeti veriyorum.

 

6.      Fonksiyonel Tıp doktoru iyileştirmez, iyileşme için yön göstericidir. İyileşme tamamen doğal süreçlerle kendiliğinden gelişir.

 

7.      Takip sürecini danışanımla planlamaktayım. İlk görüşmemizin bitişinde bu planı da yapmış oluyoruz.

 

 

BENDEN DANIŞMANLIK HİZMETİ ALMAK İSTEDİĞİNİZDE SÜREÇ NASIL OLMAKTADIR?

 

1.      Bütün bu okuduklarınız sonrasında almak istediğiniz hizmetin bu olduğunda karar kıldıysanız, ilk olarak ofis telefon numaramızdan randevunuzu oluşturmanız gerekmektedir. Hazırlık sürecinden dolayı en erken 1 hafta sonraya randevu oluşturabilmekteyiz.

 

2.      Size e-mail olarak gönderilen formu dikkatli bir şekilde doldurduktan sonra bana e-mail olarak geri göndermeniz gerekmektedir. Gönderdiğiniz e-maile, danışmak istediğiniz test sonuçlarınızı da ekleyebilirsiniz. Bu evrakları inceleyip sizinle ilgili ön hazırlığımı tamamlamış olacağım.

 

3.      Görüşmede aklınıza takılan bütün soruları sorabilirsiniz.

 

4.      Sizinle yapacağımız görüşmede:

 

a.      Bu durumu neden yaşamaktasınız?

 

b.      Sizin özelinizde, bu durumun ortaya çıkmasına neden olan ve esas olarak sağlık kalitenizi yükseltmek ve şifalanma yolunda hızlıca ilerleyebilmek için bilmeniz gereken temel sorun nedir?

 

c.       Nasıl bir beslenme planı yapmalısınız? İçerik nasıl olmalı?

 

d.      Hangi testler sizin için mutlak surette yapılmalıdır?

 

e.      Bir daha ne zaman görüşmeliyiz? sorularını cevaplıyorum.

 

5.      Aslında en önemli konu şudur. Fonksiyonel tıbbın temelinde sağlıklı beslenme vardır. Öncelik her zaman besinlerdir, gıda takviyeleri değildir. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarını kazanmadan herhangi bir özel beslenme planını hayatınıza oturtmak mümkün değildir. Bu nedenle benim için, kişilerin esasında yaşlarına ve vücut yapılarına göre, sağlıklı olarak nasıl beslenmeleri gerektiği konusunu öğrenmeleri temel çıkış noktasıdır.

 

6.      Fonksiyonel tıp pratiğinde mutlaka yapılması gereken birçok test bulunmaktadır. Ancak ülkemizde bu testler oldukça pahalı olduğundan hepsini yaptırabilmenin mümkün olmadığının farkındayım. O yüzden kişiye özel ve SADECE MUTLAK SURETTE yapılması gereken fonksiyonel testleri önermekteyim. Bu testleri bulunduğunuz şehirdeki tercih edeceğiniz HERHANGİ BİR KURUMDA yaptırabilirsiniz.

 

7.      Fonksiyonel Tıp desteği almak isteyen her çocuk/her kişi çok hırpalanmış, çok stres yaşamış, çok tedavi denemiş ancak çözümsüz kalmış danışanlardır. Bu sağlık sorunlarının çözülebilmesi için de elbette uzun bir zaman dilimine ihtiyaç vardır. Bu dilimde size yardımcı olabilmem için çok tıbbi okuma-araştırma yapmam gerekmektedir. Çünkü standart bir reçete uygulamıyorum.

 

8.      Bireye özgü plan yaptığım için ayrı bir zaman dilimi ayırıp hazırlık yapmak, mutlak surette, alacağınız hizmetin kalitesinin bozulmaması için önem arz etmektedir.

 

9.      Her danışanıma aynı kalitede, aynı sürede gereken özeni göstermek durumundayım. Bu nedenle klasik hekimlikte sıkça talep ettiğiniz mesajlaşma uygulamaları, mail yoluyla sık sık yazışma, telefon ile görüşme gibi uygulamaları kullanamadığımı bilmenizi isterim.

 

Sevgiler!

Çocuğunuzun
Şikayeti mi var?



Miniklerimizden

Copyright © 2017